4077 Sayılı Tüketicinin Korunması hakkındaki kanunda, ayıplı mal ve ayıplı hizmete ilişkin şekli koşullar sayılmıştır. Buna göre ambalajında etiketinde tanıtma ve kullanma kılavuzunda yer alan veya satıcı tarafından vaat edilen veya standartında tespit edilen nitelik ve/veya niceliğine aykırı olan ya da tahsis veya kullanım amacı bakımından değerini veya tüketicinin ondan beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran maddi, hukuki veya ekonomik eksiklikler içeren mal veya hizmetler ayıplı mal ve hizmettir. Ayıptan bahsedilebilmesi için yasa da ya da sözleşmede kararlaştırılan ve karşılıklı mutabık kalınanların birinin veya birkaçının eksikliğinden ya da olmaması gereken vasıfların olmaması gerekmektedir. Bu kanuna göre, tüketici, malın teslimi tarihinden itibaren otuz gün içerisinde ayıbı satıcıya bildirmekle yükümlüdür.

Buna bahsi geçen ayıbın gizli ve açık ayıp olması halinde kanun koyucu tarafından farklı bildirim süreleri getirilmiştir. Özellikle tüketiciler tarafından proje üzerinden gösterilip satın alınan taşınmazlarda ayıba ilişkin hususların doğru olarak tespiti gereklidir. Bu durumda satış esnasında tüketiciye sunulan proje ve tanıtımlarda belirtilen ancak karşılıklı olarak kabul edilen anlaşmaya uygun olarak yapılmamış veya eksik yapılmış işler için tüketicinin hakları korunmaktadır. Burada tüketici tarafından dikkat edilmesi gereken husus ise, ifanın sözleşmede kararlaştırıldığı gibi yerine getirilip getirilmediği, ayıp bildirimi için sürelere dikkat edilmesidir. Alıcı, satılanın durumunu gözden geçirmeli ve satılan şeyde satıcının kararlaştırıldığı gibi edimini ifa etmediğini tespit ettiği zaman bildirmek zorundadır. Aksi takdirde tüketicinin aleyhine diğer bir ifadeyle alıcının söz konusu malı ayıbı ile birlikte aldığına ilişkin hüküm ve sonuçlar ortaya çıkabilmektedir.
T.C YARGITAY 13.Hukuk Dairesi Esas: 2015 / 37430 Karar: 2017 / 2753 Karar Tarihi: 02.03.2017 tarihli ilamında ‘…..6098 Sayılı TBK.’nun bu konudaki 223. maddeye göre, (818 sayılı BK’nun 198.maddesi), alıcı, teslim aldığı malı işlerin olağan akışına göre, imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp gördüğü zaman bunu satıcıya uygun süre içinde ihbar etmekle yükümlüdür. Bunu ihmal ettiği takdirde, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirme ile meydana çıkarılamayacak bir ayıp bulunması halinde, bu ayıp sonradan meydana çıkarsa, bu durumu da hemen satıcıya bildirmediği takdirde yine satılanı bu ayıp ile birlikte kabul etmiş sayılır. O halde, gizli ayıpların, dava zamanaşımı süresi içinde ve ayıp ortaya çıktıktan sonra hemen (dürüstlük kuralına uygun olan en kısa sürede), ihbar edilmesi; ayıbın açık mı, yoksa gizli mi olduğunun tayininde ise, ortalama (vasat) bir tüketicinin bilgisinin dikkate alınması, gerekmektedir. Bu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında; davacının 1.5.2008 tarihinde satın aldığı bağımsız bölümün davacıya 27.11.2008 tarihinde teslim edildiği ve 16.9.2013 tarihinde de eldeki bu davanın açıldığı dosya kapsamı ile anlaşılmaktadır.

Hükme esas alınan bilirkişi heyet raporunda ve mahkemece “gizli ayıplı olarak belirtilen imalatlar ile ilgili olarak; gizli ayıp olarak nitelendirilen (mesela izolasyona bağlı su sızıntı izleri, boya kabarma ve rutubetlenme olması gibi…) ayıplar yönünden kullanım ve mevsimlerdeki yağmur, kar, güneş ve ısı durumları dikkate alınarak ne zaman oluştuğu yada oluşacağı ve bunu normal vasıflardaki tüketicinin ne zaman fark edebileceği ile bağımsız bölümün teslim tarihi ve tespit tarihi de göz önünde bulundurularak yasal süresi içinde ayıp ihbarında bulunulup bulunulmadığı hususlarına yeterince yer verilmediği anlaşılmaktadır. Yine TBK’nun 223 (BK’nun 198. maddesi) hükmü ile gizli ayıplar yönünden kendisine yüklenen “hemen ihbar mükellefiyetini yerine getirip getirmediğini ispat yükü davacıdadır. Site yönetiminin veya diğer tüketicilerin, tüketici adına ayıp ihbarında bulunma hak ve yetkisi bulunmamaktadır. Hal böyle olunca mahkemece, hükme esas alınan raporu düzenleyen bilirkişi heyetinden gizli ayıp olarak nitelendirilen imalatlara ilişkin ayıpların tek tek neler olduğunun belirlenerek, ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığı hususunda ayıpların niteliği ve ortaya çıktıkları (kullanım ve mevsimlerdeki yağmur, kar, güneş ve ısı durumları dikkate alınarak bu ayıpların ne zaman oluştuğu yada oluşacağı ve bunu normal vasıflardaki bir tüketicinin ne zaman farkedebileceği) zaman dilimi ve tarafların delilleri dikkate alınarak taraf ve yargı denetimine esas gerekçeli ek rapor tanzimi sağlanarak hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken bu konuda gerekli inceleme ve araştırma yapılmaksızın eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Davalıların, mahkemece eksik ifa olarak nitelendirilen eksik işlerle ilgili temyiz itirazı yönünden yapılan incelemede ise; “…” adlı proje kapsamında yapılacak konut ve işyeri satışına ilişkin internet ilanlarında, reklam ve tanıtım broşürlerinde, 560.000.m2 ruhsatlı alanda 1.000.000.m2 den fazla inşaat alanına sahip olan toplam 13 adanın, 10 adasında 5280 modern konut ve 3 adasında 800 adet işyerinin bulunduğu alışveriş ve eğlence merkezinin yapılacağının, büyük marketler, sinemalar, restoran ve kafelerin yanı sıra her türlü ihtiyaca yönelik dükkan ve işyerlerinin burada yaşayanların yanı başında olacağının, sportif aktivitelerin yapılacağı klüp binası, iki adet ilk öğretim okulu, bir adet ortaöğretim okulu, cami, hastane, sağlık ocağının bu projede yer aldığının ve 21. yüzyıla yakışır Avrupai bir yerleşim alanı olacak “…” projesinin 2009 yılı sonunda tamamlanacağının belirtildiği hükme esas alınan bilirkişi raporunda da,; site içerisinde yapılan incelemede, çocuk parkının olduğu, market, kapalı yüzme havuzu, sauna, vs. ile spor sahalarının bulunduğu, peyzaj ve aydınlatmasının olduğu, site etrafında yapılan incelemede ise, başka ada ve parsellerde market, restoran sağlık ocağı, okul vs.nin bulunduğu, site etrafındaki parsellerde tespit edilen dini tesis, okul, sağlık ocağı, market ticari alanların davalı yüklenici tarafından yapıldığını gösteren bir belgeye rastlanmadığı ve eksik ifa olarak değerlendirileceği açıklanmış ve buna göre davacının talebi kabul edilmiş ise de; bunların yapılmamış olmasının davacının satın aldığı bağımsız bölümün ekonomik değerini düşüren açık ayıp niteliğinde olduğu, davalının bu ayıbı gizlemek için de herhangi bir hileye başvurmadığı, davacının bu ayıplardan bağımsız bölümü satın ve teslim aldığı tarihte kolayca bilgi sahibi olabileceği kuşkusuzdur. Davacının teslim aldığı bağımsız bölüm nedeniyle, 4077 sayılı Kanun’un 4. maddesi gereğince malın teslim tarihinden itibaren 30 gün içinde davalıya ayıp ihbarında bulunmadığı da anlaşılmaktadır. Dairemizin benzer uyuşmazlıklardaki emsal uygulamaları da bu yönde olduğu gibi, aynı görüşte olan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 4.12.2015 gün ve 2015/13-1581 esas ve 2015/2792 kararı da bulunmaktadır. Hal böyle olunca bu kalemler yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ve yazılı gerekçe ile bu talebin kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.’ Şeklindedir.

SİNERJİ HUKUK YAZILIMLARI A.Ş. T.C YARGITAY 13.Hukuk Dairesi Esas: 2015 / 37430 Karar: 2017 / 2753 Karar Tarihi: 02.03.2017 tarihli ilamı

Tüketicinin Ayıp ve Eksikleri Gözden Geçirmesi ve Ayıp İhbar Süresi

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir