Araç değer kaybı, hasar gören ve hasar sonrası tamirden geçen araçlar için kullanılan bir tabirdir. Trafik kazası sebebiyle onarım gören araçların ikinci el piyasa değerlerinde meydana gelen maddi kaybı ifade eder. Araç değer kaybı sonucu aracın ikinci el piyasadaki değeri maddi kayba uğrar ve bu aracın emsallerine göre satışı zorlaşır.

Araç değer kaybının tazmini, kusuru oranında kazaya sebebiyet veren karşı tarafın kendisinden (araç sürücüsünden) istenebileceği gibi karşı tarafın sigorta şirketinde de istenebilir. Sigorta şirketlerine yazılı şekilde başvuru yapılarak bu değer kaybının karşılanması talep edilebilir. Yargıtay Kararlarında da trafik kazasında kusur olmayan veya kusuru en az olan kişinin aracında meydana gelen değer kaybını trafik sigortasının (Sigorta Şirketlerinin) karşılaması gerektiği ifade edilmektedir.

Sigorta şirketlerinin yazılı olarak istenilmene rağmen yasal süre olan 15 gün içerisinde bir ödeme yapmaması veya başvuruya bir cevap vermemesi halinde, araç değer kaybı nedeniyle mağdur olan kişinin hukuki yollara başvurma hakkı vardır. Kusurlu olan tarafın sigorta şirketi bu şekilde temerrüte düştükten sonra mağdur olan kişinin izleyebileceği iki yol vardır. Birincisi Mahkemeler nezdinde değer kaybından kaynaklı tazminat davası açma ikincisi ise Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurarak talepte bulunma şeklindedir.

İlk olarak araç değer kaybı Mahkemelerde açılacak araç değer kaybından kaynaklı maddi tazminat istemli dava ile talep edilebilir. Sigorta şirketleri tacir sıfatına haiz oldukları için açılacak dava Asliye Ticaret Mahkemelerinin olduğu yerde Asliye Ticaret Mahkemelerinde, Asliye Ticaret Mahkemelerinin olmadığı yerlerde ise Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla Asliye Hukuk Mahkemelerinde açılmalıdır. Yer olarak yetkili mahkeme ise haksız fiilin yani kazanın gerçekleştiği yer mahkemeleri veya davalı sigorta şirketinin merkezinin veya şubesinin bulunduğu yer mahkemeleridir.

Bir diğer yol olan Sigorta Tahkim Komisyonu ise Sigortacılık Kanunu çerçevesinde kurulmuş olan sigorta konularından kaynaklı uyuşmazlıkları çözümleyen kendi nezdindeki hakemlerin vermiş olduğu karar mahkeme ilamı hükmünde olan bir Tahkim merciidir. Araç değer kaybından kaynaklı uyuşmazlıklar için de Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulabilmektedir. Sigorta Tahkim Komisyonuna yapılan başvurular Mahkemeler nezdinde görülen davalardan daha hızlı bir şekilde çözüme kavuşmaktadır. Sigorta Tahkim Komisyonunda verilen kararlar 5.000,00 TL’ye kadar olan uyuşmazlıklarda kesindir. 5.000,00 TL ile 40.000,00 TL arasındaki uyuşmazlıklarda İtiraz Hakem Heyetine başvuruda bulunularak verilen karara itiraz edilebilir.  İtiraz Hakem Heyetinin vermiş olduğu karar kesindir. Uyuşmazlık miktarı 40.000,00 TL’nin üstünde ise verilen karara karşı Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf Kanun Yoluna başvurulabilir.

Araç değer kaybına ilişkin taleplerin zaman aşımı süreleri ise motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin taleplerle aynı olup zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar.

“Karayolları Trafik Kanunu

MADDE-109 (1) Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar.

(2)Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir.”

Konu ile ilgili örnek Yargıtay Kararları şu şekildedir;

T.C. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E. 2014/13601, K. 2014/15914, K.T. 13.11.2014

“Somut olayda, maddi hasarlı trafik kazası 08.12.2010 tarihinde meydana gelmiş, ıslah dilekçesi ise 09.07.2013 tarihinde verilmiştir. Islah dilekçesi davalı vekiline 26.07.2013 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı vekili 06.09.2013 tarihinde verdiği dilekçesiyle ıslah edilen miktara karşı ve süresi içinde zamanaşımı def’i bulunmuştur. Kısmi davada, zamanaşımı yalnızca dava açılan kısım için kesildiğinden ve geriye kalan meblağ için işlemeye devam ettiğinden, ıslahla arttırılacak miktar için de zamanaşımı süresinin dolmamış olması gerekir. BK.’nun 133. maddesinde sayılan zamanaşımını kesen sebeplerin dava konusu olayda uygulama olanağı bulunmamaktadır. Bu durumda mahkemece, kazanın meydana geldiği tarihten itibaren ıslah tarihine kadar iki yıllık zamanaşımı süresi dolmuş olup, ıslah ile artırılan miktar yönünden talebin zamanaşımı nedeniyle reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı T. Nakliye ve Tic.Ltd.Şti. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:

Karar: Davacı vekili, müvekkili şirkete ait araçların bulunduğu otoparka, davalı tarafın işleteni ve sürücüsü olduğu aracın girmesi ile bazı araçlarda hasar meydana geldiğini, hasarların sigorta şirketince karşılandığını ancak değerkaybının karşılanmadığını ileri sürerek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 10.000,00 TL.nin tahsilini istemiş ıslah ile talebini toplam 26.100,00 TL’ye yükseltmiştir.

Davalı T. Nakliye ve Tic.Ltd.Şti. Vekili, taleplerin fahiş olduğunu, ıslah edilen miktarın zamanaşımına uğradığını bildirerek, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, toplanan delillere, benimsenen bilirkişi raporuna ve tarafların kusur durumuna göre, 26.100,00 TL’nin tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı T. Nakliye ve Tic.Ltd.Şti. vekilince temyiz edilmiştir.

1- Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıpdeğerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı T. Nakliye ve Tic.Ltd.Şti. vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2- Dava, trafik kazasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.

2918 Sayılı KTK.’nun 109/1. maddesi uyarınca, motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar.

Somut olayda, maddi hasarlı trafik kazası 08.12.2010 tarihinde meydana gelmiş, ıslah dilekçesi ise 09.07.2013 tarihinde verilmiştir. Islah dilekçesi davalı vekiline 26.07.2013 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı vekili 06.09.2013 tarihinde verdiği dilekçesiyle ıslah edilen miktara karşı ve süresi içinde zamanaşımı def’i bulunmuştur. Kısmi davada, zamanaşımı yalnızca dava açılan kısım için kesildiğinden ve geriye kalan meblağ için işlemeye devam ettiğinden, ıslahla arttırılacak miktar için de zamanaşımı süresinin dolmamış olması gerekir. BK.’nun 133. maddesinde sayılan zamanaşımını kesen sebeplerin dava konusu olayda uygulama olanağı bulunmamaktadır.

Bu durumda mahkemece, kazanın meydana geldiği tarihten itibaren ıslah tarihine kadar iki yıllık zamanaşımı süresi dolmuş olup, ıslah ile artırılan miktar yönünden talebin zamanaşımı nedeniyle reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı T. Nakliye ve Tic.Ltd.Şti. Vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı T. Nakliye ve Tic.Ltd.Şti. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı T. Nakliye ve Tic.Ltd.Şti’ne geri verilmesine 13.11.2014 gününde oybirliği ile, karar verildi.”

T.C. YARGITAY 17. HUKUK DAİRESİ E. 2017/5249 K. 2018/6478 T. 27.6.2018

“DAVA : Taraflar arasındaki tahkim davası hakkında Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından verilen 24.01.2015- 2015/E.6773.9 başvuru, 19.11.2015-2015/K.12258 Sayılı kararı ile başvurunun kısmen kabul kısmen reddine dair verilen kararın davalı … AŞ vekilinin 11.12.2015-2015/İ.1849 itirazı neticesinde İtiraz Hakem Heyetinin 15.02.2016, K -2016/İHK-298 kararı ile itirazın da reddine dair verilen kararın, süresi içinde davalı … AŞ vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR : Davacı vekili dilekçesinde; IMMS poliçesi … Sigorta AŞ tarafından tanzim edilmiş sürücüsü %100 kusurlu … plakalı araç ile başvurana ait … plaka sayılı tankerin 03.09.2014 tarihinde karışmış olduğu trafik kazası neticesi uğramış olduğu ve … teminat limitleri üstünde kalan hasar bedeli, değer kaybı, çekici ve kurtarıcı masrafları ile ekspertiz ücreti talebine dair 100.000,00 TL’nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili söz konusu başvurunun haksız ve yersiz olduğunu beyan ederek talebin reddini istemiştir.

Hakem heyetince toplanan delillere göre başvurucunun talebinin kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş, söz konusu karara karşı davalı … AŞ tarafından Uyuşmazlık Hakem heyetine itiraz edilmiş, itirazın reddedilmesi sebebi ile hüküm, davalı … AŞ vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava … teminat limitleri üstünde kalan hasar bedeli, değer kaybı, çekici ve kurtarıcı masrafları ile ekspertiz ücreti talebine ilişkindir.

Davalı … AŞ. davalı aracının İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortacısıdır. İMSS.; Motorlu Kara Taşıt Araçları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının, “Sigorta Teminatının Kapsamı” başlığını taşıyan 1. maddesine göre, sigortacı aracın işletenine yüklenebilecek hukuki sorumluluğun poliçe teminatı kapsamında olmak şartıyla Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası haddi üstünde kalan kısmını poliçede yazılı azami miktara kadar temin eder.

Hakem heyetinde hükme esas alınan sigorta eksperi tarafından düzenlenen bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli değildir.

Talep eden başvurucu dilekçesinde; meydana gelen kaza sebebi ile aracında meydana gelen bakiye 87.085,60 TL hasar bedeli, tamir süresince iş kaybı, 10.044,40 TL değer kaybı söz konusu hasara ilaveten 590,00 TL ve 1.300,00 TL olmak üzere çekme kurtarma ücreti, 980,00 TL ekspertiz ücreti olmak üzere toplam 100.000,00 TL zararın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsilini istemiştir.

Dosyadan alınan raporda; yapılan inceleme ve araştırmalar sonucunda … plakalı araçta, işçilik bedeli hariç 73.185,38 TL tutarında hasar tespit edildiği, 26.800,00 TL … poliçesinden tahsil edildiği, sigortalıya ödenmesi gereken KDV hariç ek tutarın 46.385,38 TL olduğu, aracın kaza tarihindeki hasar görmemiş piyasa değeri ile onarılmış haldeki piyasa değeri arasındaki fark kriteri esas alınarak araçtaki değer kaybının 8.500,00 TL olduğu, aracın onarımının 25 günde tamamlanabileceği, aracın günlük brüt 500,00 TL iş kaybının olabileceği, yakıt ve genel giderler düşüldüğünde günlük net 250,00 TL iş gücü kaybı olabileceği,25 günde toplam 6.250,00 TL iş kaybına uğrayabileceği belirtilmiştir.

Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Dosya Hakem kararında hasar bedelinin 79.337,51 TL + 13.250,00 TL+ çekme +kurtarma +işçilik +kazan onarım masrafı olmak üzere 92.587,51 TL olarak hasar bedelinin belirlendiği, 8.500,00 TL değer kaybı ve 92.587,51 TL araç hasarından kaynaklı zarar ve 500,00 TL eksper ücreti olmak üzere talep edilebilecek meblağın 101.587,51 TL olacağı, … kapsamında ödenen 26.800,00 TL ödemenin tenzili ile IMMS kapsamında 74.787,51 TL nin talep edebileceği, 25.212,49 TL lik kısmının ise reddine karar verilmiştir.

Hakem heyeti kararında hasar bedeli işçilik hariç hasar bedelinin 73.185,38 TL olduğu, gerekçeli kararda ise hasar bedelinin 79.337,51 TL, olduğu, 13.250,00 TL’lik işçilik bedeli haricine işçilik kalemi adı altında bir kalem daha eklendiği, söz konusu masraf kaleminin hangi işçilik ücreti ile ilgili olduğu anlaşılamamıştır.

Gerekçeli karar ile bilirkişi raporundaki çelişkilerin giderildiği, denetime açık, üçlü makine mühendisinden alınan rapora göre hüküm kurulması gerekirken rapor ve gerekçeli karardaki çelişkiler giderilmeksizin yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

2-) Bozma neden ve şekline göre davalının temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ : Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istenmesi halinde temyiz eden davalıya iadesine 27/06/2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.”

Trafik Kazası Sonucu Oluşan Araç Değer Kaybı Ve Değer Kaybının Tazmini İstemi

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir