Ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıpların tazmini gerekir. Bu maddeye dayanan hakkın özelliklerinden biri de ölenin kişiliğine bağlı olmayıp doğrudan doğruya destekten mahrum kalan kimsenin kişiliğinde doğmuş olmasıdır. Destekten yoksun kalma tazminatının yasal dayanağını oluşturan  TBK’nın  53/3.`nci madde destekten yoksun kalanların tazminat hakkını doğuran ölüm olayından önceki sosyal ve ekonomik yaşayış düzeylerini, ölümden sonrası için de aynı düzeyde tutabilmek amacıyla muhtaç oldukları paranın alınması amacını gütmektedir.

 

Kimler Dava açabilir ?

 

Eğer mağdur vefat etmiş ise onun vefatı ile maddi ve manevi zarar gören yakınları, annesi, babası, eşi, çocukları, kardeşleri, nişanlısı, bakım ve desteği altındaki kişiler   maddi ve manevi zararlarının tazmini için dava çama hakkına sahiptirler.

 

Aracın Sürücüsü: Trafik kazasında kusurlu olan aracın sürücüsü aleyhine tazminat davası açılabilir (BK md.49).

 

Aracın  Sahibi     :  Aracın sahibi (KTK md.3) kural olarak aracın işleteni olarak kabul edildiğinden trafik kazası nedeniyle tazminat sorumluluğu vardır (2918 sayılı KTK md.85/1).

 

Aracın İşleteni   :  Trafik kazasına karışan aracın işleteni de oluşan her türlü zarardan sorumlu olduğundan işletene de maddi ve manevi tazminat davası açılabilir (2918 sayılı KTK md.85/1). Trafik tescil kayıtlarında aracın sahibi olarak gözüken kimse, aynı zamanda aracın işleteni olarak kabul edilir. Araç sahibi, aracın üzerinde fiili hakimiyeti bulunmadığını, araç için bir başkasının harcamalarda bulunduğunu veya araç üzerindeki ekonomik çıkarın bir başkasına ait olduğunu, işleten sıfatının bulunmadığını kanıtlayabilirse sorumluluktan kurtulabilir.

 

Ölümlü veya yaralamalı trafik kazaları nedeniyle açılacak maddi ve manevi tazminat davalarında görevli mahkeme kural olarak Asliye Hukuk Mahkemesi’dir (HMK md.2/1).

 

Trafik sigortasını yapan şirkete açılacak tazminat davasına bakmaya görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi’dir.

(6102 sayılı TTK md. 4/1-a, md.5/1).Çünkü, sigorta şirketinin sorumluluğu ticari bir işten kaynaklanmaktadır

 

Tazminat Davası Esas Zamanaşımı Süresi: Trafik kazası nedeniyle zarar görenin, zararı ve faili öğrendiği tarihten itibaren başlayacak 2 yıllık zamanaşımı süresi vardır. Zarara uğrayan, faili ve zararı daha geç öğrense bile her halukarda fiilin işlenmesinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresi söz konusudur

 

Ceza Zamanaşımı Süresi: Trafik kazası nedeniyle bir suç işlenmişse ceza zamanaşımı süreleri de uygulanır (KTK 109/2). Trafik kazalarında yaralanma varsa taksirle adam yaralama suçu; ölüm varsa taksirle adam öldürme suçu meydana gelir. Trafik kazası neticesinde ölüm veya yaralama varsa, ceza kanununda o suç için öngörülen dava zamanaşımı süresi ne ise, maddi ve manevi tazminat davası açma süresi de odur.

 

T.C.

YARGITAY

  1. HUKUK DAİRESİ
  2. 2016/3528
  3. 2017/2137
  4. 13.4.2017

DAVA : Taraflar arasında görülen davada… 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 23/10/2015 tarih ve 2014/341-2015/367 Sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı … … Turizim Nakliye Ticaret Limited Şirketi vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 10.04.2017 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalılardan … … Turz. Nak. ve Tic. Ltd. Şti. vekili Av…. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

 

KARAR : 

 

Davacılar vekili, davalı  Turizim Nakliyat ve Ticaret Limited Şirketi adına kayıtlı… Belediyesi tarafından işletilen ve davalı … idaresindeki… plaka sayılı otobüsün 04/09/2004 tarihinde …-… karayolu üzerinde yapmış olduğu trafik kazası neticesinde müvekkillerinin müşterek çocuğu Rıdvan Yarar’ın vefat ettiğini, olayda araç sürücüsü …’ın 8/8 oranında kusurlu bulunduğunu, olay nedeni ile… Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2005/184 esas sayılı dosyasının derdest olduğunu, müvekkillerinin çocuklarının… Spor’un genç kalecisi olduğunu, olay nedeni ile davacıların büyük üzüntü yaşadıklarını, desteklerinden yoksun kaldıklarını ileri sürerek fazlaya dair haklarının saklı kalma kaydı ile davacılar için 30.000’er TL’den toplam 60.000 TL maddi, anne için 25.000 TL, baba için 25.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 02.11.2010 tarihli ıslah dilekçesi ile anne için toplam 35.926.7 TL maddi ve 35.000 TL manevi tazminatın, baba için 27.881.27 TL maddi tazminatın tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir.

Davalı … vekili, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Davalı… Belediyesi vekili, trafik kazasına karışan …plakalı aracın trafik sicilinde davalı … … Turizim Nakliyat ve Ticaret Limited Şirketi adına kayıtlı olduğunu, kaza anında… Spor Kulübü sporcularını taşıdığını, Belediye ve Spor Kulübü’nün ayrı tüzel kişiliğe sahip olduklarını, aracı kullanan …’ ın ise belediye tarafından görevlendirilmediğini, kazanın izinli olduğu gün meydana geldiğini, savunarak, davanın reddini istemiştir.

Davalı … … Turizm Nakliyat ve Ticaret Limited Şirketi vekili, kazaya karışan … plakalı aracın şirket adına kayıtlı olduğunu, ancak aracın… Belediyesi tarafından işletildiğini ve belediye çalışanı …’ın sevk ve idaresinde bulunduğunu, aracın trafik kaydı dışında şirketle ilgisinin olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Davalı İsviçre Sigorta vekili, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak, dosya kapsamına göre; davalı… Belediye Başkanlığı hakkındaki maddi ve manevi tazminat davalarının husumetten reddine, davacı Mustafa Yarar için 27.881,27 TL, davacı Yasemin Yarar için 35.926,70 TL destekten yoksun kalma tazminatının 04.09.2004 olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen (fakat davalı …Sigorta A.Ş. açısından poliçedeki limitle sınırlı olmak üzere 25.11.2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle) alınarak davacılara ayrı ayrı ödenmesine, davacı Mustafa Yarar’ın fazlaya dair talebinin reddine, davacı Mustafa Yarar için 25.000 TL, davacı Yasemin Yarar için 25.000 TL manevi tazminatın 04.09.2004 olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı …Sigorta A.Ş. dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara ayrı ayrı ödenmesine, ıslahla manevi tazminat artırılamayacağından fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davalı … … Turizm Nak. Ve Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz etmiştir.

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına; kararın temyizinin ilamın icrasını durdurmayacak olmasına, bozma öncesinde verilen ilamın kesinleşmeden icraya konulması sebebiyle davalı tarafça yapıldığı iddia edilen ödemenin işbu davanın konusuz kalması sonucunu doğurmayacak bulunmasına, yapılan ödeme var ise bu hususun hükmün infazında nazara alınacak olmasına göre, davalı … … Turizm Nak. Ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

 

SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı … … Turizm Nak. ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 5.830,22 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı Turizim Nakliye Ticaret Limited Şirketi’nden alınmasına, 13/04/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

 

 T.C.

YARGITAY

  1. HUKUK DAİRESİ
  2. 2014/21987
  3. 2017/4056
  4. 17.4.2017

DAVA : Taraflar arasındaki, ölümlü trafik kazası sebebiyle maddi ve manevi tazminat davası üzerine yapılan yargılama sonunda, kararda yazılı nedenlerle, davanın kısmen kabulüne dair verilen hüküm, davalı … vekili ve davalı … vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:

 

KARAR : Davacılar vekili, davalı … tarafından hizmet alım ihalesi kapsamında temin edilmiş olan ve hasta taşıma işinde kullanılan, diğer davalıların da maliki, sürücüsü ve sigortacısı olduğu minibüsün yaptığı kazada, araç içinde yolcu olarak bulunan davacıların kızı Gülişah’ın öldüğünü, davacıların ölen kızlarının desteğinden yoksun kaldığını ve manevi zarara uğradığını belirterek, fazlaya dair hakları saklı kalmak ve davalı … şirketleri sadece maddi tazminattan sorumlu olmak kaydıyla, davacılar için 5.000,00’er TL. maddi ve 20.000,00’er TL. manevi tazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini talep etmiş; 10.07.2014 tarihli ıslah dilekçesiyle, davacı … için maddi tazminat taleplerini 8.903,05 TL’ye yükseltmiştir.

Davalı … vekili, davalıya ait aracın Osmaniye Devlet Hastanesi’ne kiralandığını ve hasta naklinde kullanıldığını, davalının işleten sıfatı olmadığından zarardan sorumlu olmadığını, davacıların desteğinin böbrek yetmezliği rahatsızlığı bulunduğu ve tedavi gördüğünden davacılara destek olmasının mümkün olmadığını, istenen manevi tazminatların fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

Davalı … vekili, davaya konu kazaya karışan aracın diğer davalı …’a ait olduğunu ve zarardan bu davalının sorumlu olduğunu, idarelerine husumet düşmeyeceğini, istenen manevi tazminatların fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; davacıların maddi tazminat istemlerinin kısmen kabulüyle davacı … için 8.012,75 TL. destekten yoksun kalma tazminatının yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline, tazminata davalı … AŞ yönünden 26.03.2012 tarihinden, davalı … AŞ yönünden dava tarihinden ve diğer davalılar yönünden olay tarihinden faiz işletilmesine; davacı …’in maddi tazminat isteminin reddine; davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüyle davacılar için 8.000,00’er TL’nin olay tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı …, … ve …’dan müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1-)Dava, davacılar murisinin ölümü nedeniyle, 6098 Sayılı TBK’nun 53. ve 56. maddeleri gereğince maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

2918 Sayılı KTK’nun “işleten ve araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin hukuki sorumluluğu” başlığını taşıyan 85. maddesi uyarınca; bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar. Aynı Kanun’un 3. maddesi gereğince işleten; araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır.

Somut olayda, trafik kazasına karışan xxxxxxx plakalı araç, davalı … adına kayıtlı ise de, 25.01.2012 tarihli kiralama sözleşmesiyle, davalı tarafından diğer davalı … Osmaniye Devlet Hastanesi’ne kazadan önce kiralanmış olduğu, davalı … tarafından aracın hasta nakil işinde kullanıldığı, ayrıca 2009 yılından bu yana her yıl yenilenen sözleşmeler ile aracın bu şekilde kullanımının sağlandığı görülmektedir. Bu durumda, uzun süreli kiralama yoluyla aracı işletenin davalı … olduğu sabit olduğundan, araç maliki olan davalı … hakkında açılan davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken; yanılgılı değerlendirmeyle, kiralamanın kısa süreli olduğu kabul edilerek, davalının işleten sıfatının devam ettiği gerekçesiyle, bu davalı bakımından yazılı olduğu biçimde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.

2-)Bozma ilamının kapsam ve şekline göre; davalı … vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

3-)Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, özellikle maddi tazminat yönünden, Dairemiz uygulamalarına uygun hesaplamaları içeren uzman bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre; davalı … vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

4-)Harçlar Kanunu’nun 13/j maddesi uyarınca, davalı … harçtan muaf olduğu halde, diğer davalılar ile birlikte bu davalının da harçtan sorumluluğuna hükmedilmesi doğru görülmemiş ve kararın, davalı … yararına bozulması gerekmiştir.

 

SONUÇ : Yukarıda (1) ve (4) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, davalı … vekilinin ve davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı … vekilinin bozma ilamının kapsam ve şekline göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına; (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı … vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE; peşin alınan harcın istenmesi halinde temyiz eden davalı …’a iadesine 17/04/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

 

KAYNAKÇA :

www.kazancıhukuk.com

Trafik Kazalarında Hukuki ve Cezai Sorumluluk Adalet Yayınları- Av. Dr Sami NARTER

Trafik Kazalarında Ölüm Halinde Oluşan Maddi Zarar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir