Evlilik birliğinin yükümlülükleri arasında evlilik birliğinin mutluluğunu elbirliğiyle sağlamak, çocukların bakımını, eğitim ve gözetimine özen göstermek, birbirine yardımcı olmak gibi maddeler sayılabilir. Halk arasındaki deyişe göre de “hayat müşterektir” ve evlilikteki iki tarafın da birbirine yardım etmesi asıldır. Eşler iyi günde kötü günde birbirlerinin yanında olacaklarını taahhüt ederler.

Bu durumda hastalık gibi durumlarda da eşlerin birbirlerini desteklemeleri ve yardım yükümlülüklerini karşılamaları gerekmektedir.

Hasta eşin hastalığıyla ilgilenmemek eşlerin yardım yükümlülüğünün ihlali anlamına gelmektedir ve boşanma sebebi sayılacaktır.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 24.04.2014 Tarihli 2013/25759 E. 2014/9914 K. sayılı kararında bu durum açıklanmıştır:

Yapılan soruşturma ve toplanan delillerden davalı kocanın birlik görevlerini yerine getirmediği, hasta olan eşi ile ilgilenmediği anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında davacı dava açmakta haklıdır. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre, boşanmaya (TMK.md. 166/1)karar verilecek yerde, yetersiz gerekçe ile davanın reddi doğru bulunmamıştır.”  

Hasta eş hastanede yatarken onunla ilgilenmemek de eşin hastalığı ile ilgilenmemek sayılacağı için maddi olmayan boyutta yardım yükümlülüğünün ihlali sebebiyle evlilik birliğinin sarsılması sayılacak ve boşanma sebebi olacaktır.

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 05.10.2004 Tarihli 2004/6485 E. 2004/11259 K. sayılı ilamı:

“Davalının eşine değişik yer ve zamanlarda aptal, salak gibi sözler söyleyerek hakaret ettiği hastalanıp hastaneye yatan eşi ile ilgilenmediği davacının kardeşi Oya ve eniştesi Tevfik’in beyanlarından anlaşılmaktadır.

Aksine ciddi ve inandırıcı delil ve olaylar bulunmadıkça asıl olan tanıkların gerçeği söylemiş olmalarıdır. (HUMK.254) Akrabalık veya diğer bir yakınlık başlı başına tanık beyanını değerden düşürücü bir sebep sayılamaz. Dosyada tanıkların olmamışı olmuş gibi ifade ettiklerini kabule yeterli delil ve olgu da yoktur. O halde olaylara çok yakın tanık sözlerine değer verilerek isteğin kabulü gerekirken bu yön göz önünde tutulmadan yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırıdır.”

Görüleceği üzere eşin hastalığıyla ilgilenmemek evlilik birliğini temelden sarsacağı için boşanma sebebi sayılmıştır.

Yargıtay kararlarının tam metni aşağıda verilmiştir:

 

T.C.

YARGITAY

  1. HUKUK DAİRESİ

Esas No:2013/25759

Karar No:2014/9914           

  1. Tarihi: 24.04.2014

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı tarafından; tamamı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı kadının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Yapılan soruşturma ve toplanan delillerden davalı kocanın birlik görevlerini yerine getirmediği, hasta olan eşi ile ilgilenmediği anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında davacı dava açmakta haklıdır. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre, boşanmaya (TMK. md. 166/1)karar verilecek yerde, yetersiz gerekçe ile davanın reddi doğru bulunmamıştır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple kadının boşanma davası yönünden BOZULMASINA, ziynet eşyalarına yönelik hükmün ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 24.04.2014(Prş.)
İşin müzakeresinden ve kararın oluşumundan sonra Başkan Vekili n, 28.04.2014 günü ölümü sebebiyle kararı imzalaması mümkün olmamıştır (HMK.m.299).06.05.2014

T.C.

YARGITAY

  1. HUKUK DAİRESİ
  2. 2004/6485
  3. 2004/11259
  4. 5.5.2004

DAVA : Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hükmün temyizen mürafaa icrası suretiyle tetkiki istenilmekle duruşma için tayin olunan bugün ) taraflar tebligata rağmen gelmediler. İşin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

KARAR : Temyiz eden davacı vekili duruşma isteminden vazgeçtiğinden dosya üzerinde inceleme yapıldı.

Davalının eşine değişik yer ve zamanlarda aptal, salak gibi sözler söyleyerek hakaret ettiği hastalanıp hastaneye yatan eşi ile ilgilenmediği davacının kardeşi Oya ve eniştesi Tevfik’in beyanlarından anlaşılmaktadır.

Aksine ciddi ve inandırıcı delil ve olaylar bulunmadıkça asıl olan tanıkların gerçeği söylemiş olmalarıdır. (HUMK.254) Akrabalık veya diğer bir yakınlık başlı başına tanık beyanını değerden düşürücü bir sebep sayılamaz. Dosyada tanıkların olmamışı olmuş gibi ifade ettiklerini kabule yeterli delil ve olgu da yoktur. O halde olaylara çok yakın tanık sözlerine değer verilerek isteğin kabulü gerekirken bu yön göz önünde tutulmadan yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırıdır.

Temyiz olunan kararın gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.

 

KAYNAKÇA: GENÇCAN, ÖMER UĞUR : Boşanma Tazminat ve Nafaka Hukuku Ankara- 2015

Eşin Hastalığıyla İlgilenmemek Boşanma Sebebi midir?

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir